Hızlı olduğumdan pek uzun sürmeyen kovalamacadan sonra yakaladım o ibneyi. Yatırdım yere sarsıyorum. Dakikalar öncesine kadar dövmekte karar kılan ben bir türlü vuramıyordum. Birkaç sarsmadan sonra ilk hafif darbeyi patlattım yüzünde. Sanırım ona gıdıklamak deniyordu. Vicdanım rahat bırakmıyordu beni. Def edemiyordum bir türlü. İçimdeki sesi durduramıyordum.
Kendi iç çatışmamdan sonra bir tane daha vurdum kafasına. Sanırım öncekinden daha sertti bu. Zaten vurduktan sonra pişman oldum. Çünkü abisi oradaydı. Ve yanında arkadaşları vardı. Bendeki de nasıl bi kararlılıksa abisinin ve abisinin arkadaşlarının yanında çocuğu kovaladım, yere yatırdım ve pataklamaya başladım. Nerede lan o onur belgesi alan lisedeki hocalarının sevgisini kazanan diğer öğrencilere örnek olarak gösterdiği Uğur. Gitmiş yerine serseri gelmiş. Yok o kadar da abartmayayım. Sonuçta hafiften pataklıyorum.
İşte tam o anda abisi olaya el koymaz mı. Valla koydu. İşin komik yanı bir süre izledikten sonra el koydu olaya. Belki de kardeşinin kendi başının çaresine bakabileceğini düşünerekten bekledi biraz. Kim bilir? Tam da üçüncü kez vuracaktım ki elim havada kaldı abisinin sesini duyunca. Kafamı çevirdim on metre ötede arkadaşlarıyla oturuyor ve bizi izliyor hepsi. Yeter artık bırak çocuğu gel buraya dedi içlerinden biri. Tabi o anda onur belgesi alan uğur geri döndü. Pısırıklaştım korkudan. Keşke içimdeki sesi dinleseydim diye söylenmeye başladım yine içimden. Yavaş yavaş ve ne yapacağımı, neler olacağını düşünerek yürüdüm. O yürüme anında ne yalan söyliyim hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti korkudan. Belki de şu amerikan filmlerini çok özendiğimden zorla geçirdim o şeridi gözlerimin önünden. Film bittikten sonra yüzü gözü kan içinde gördüm kendimi. Ve yanlarına vardııım.
Diz kapaklarım titreye titreye duruyorum karşılarında. Kendimi mülakatta gibi hissettim. Dört kişi oturmuş ben de onların karşısında ayakta dikilmişim. Ortada oturan ayağa kalktı ve bana beş karış tepeden tip tip bakmaya başladı. Kaşları çatıktı benim de masumdu. Bana baktı ben de ona baktım. O an birbirimize aşık olmadık tabi. Öyle bi anlatıyorum ki. Ağzını açtı ağır ağır. Sen ne yaptığını sanıyorsun ha? Yazık değil mi kaç yaşında çocuğu pataklıyorsun. Ayı
Bunun üzerine güldüm. Heyecanımı tam atamadım herhalde ki hala korkuyordum adamdan. Gerçi kim korkmaz o adamdan. Peki abi bi daha olmaz söz diye mülakat odasından ayrıldığım gibi gittim çocuğun yanına. Zı
Ha sonrasında ne mi oldu? Hemen söyliyim. O patakladığım çocuk iki yıl sonrasına kadar benimle dalga geçti kendisine zarar gelmeyeceğine güvenerekten. Her gördüğünde sataşmaya devam etti. Ben de görmezden geldim her defasında. Ama içimdeki ses onu dövmemi söylüyordu her defasında.










artık hiç prensibim kalmadı hehehe
--
[link]
--
Tell them that everything is gonna be just fine.
--
[link]
--
dudeabides
[link] (lastfm)
[link] (blogspot)
--
---
May the gods be between you and harm in all the empty places that you must walk. ^_-- an ancient Egyptian blessing...
--
[link] *DesignersJunior
--
--
Kendi öykünüzü oluşturmak için belki de tek ihtiyacınız olan şey, anahtar duyguyu bulmaktır.
Previous Page1234Next Page